Muse | I

Anlamını çağlar öncesinden dokuz ilham perisi(muse)nden alan ve günümüzde sıkça kullanılan ama belki de ”sıklık arttıkça derinliğini kaybeden” , günümüz Türkiye’sinde halk ağzında beş para etmez nitelikte!


Önce piyanist olma hayali ile başlar.

Bazen aileler bir hevesle başlatırlar bu sancılı, kusturucu yolculuğa. İlk başladığında güzel de gelir; müzik yapıyorum sonuçta? Özelim ve herkes gibi yetenekliyim, param zaten hazır da bekliyor. her şeye sahip olduğun hayaline kapılırsın.

Sanat senin hayatınsa, hobi(amatör) olarak kalsın.

Meslek olan sanatlar, yaratıcılığını yitirmiş, kokuşm, bir çürük böğürtlen.

Piyano çalıyorsan, oh! kurslarda bir şansın var demektir. 4-5 yıl anlamadan akıp geçmiştir. Fakat o rüyadan uyandığında tadı bayatlamış, ekşi bir sıkı akar ağzından.

Kapı kapı gezer. DİLENİRSİN!

Halbuki,

müzik,

san’ at!.

Herkesin hayalini kurduğu, koşarak kapılarını aşındırdığı (bu derinlikte kalması gereken fakat çoğaldıkça sıradanlaşan) ” ay benim de çocuğum piyano öğrensin” cümlesi ile başlayan ve kulaktan kulağa yayılan hevesler, önemi olmayan paranın aktığı ve alındığı köşede eskimeye bırakılan piyanolar.

Paran varsa sanat,

yoksa sokak!

Paran varsa saygınsın,

yoksa rüya.

akansu eray

Yıllar bunları görmek için, giderek değersizleşen toplumu eğitmek için.


Kompozisyon yazmayalı yıllar oldu.

Ana fikir – giriş – gelişme – sonuç!

Sonucu olmayan bir günce sayfası bu. En değersiz alan şimdi müzik. Seçmeli ders olan müzik derslerimiz gün geçtikçe değersizleştirilmekte. Uzaktan eğitim almayı sürdüren çocuklar sağlam ve doğru bir temel almadan profesyonel alana adım atıyorlar.

Konservatuvar okuyan arkadaşlarım solistlik kariyerlerimizi yapamamakta ve bir, adeta masa başı çalışanı olan hocalarımız sayesinde geleceğimiz planlanmamakta, yönlendirilme yapılamayan hayatlarımız gün geçtikçe boşluğa savrulmakta ve uzaklaşmaktayız.


PART I

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir